Eskiden işyerimin önü İzmit'in büyük pazarlarından biriydi.Her hafta iş çıkışı alışverişimizi yapar,babanla öyle dönerdik eve...Ne güzeldi...
Şimdi kaç senedir bakkalımıza ne gelirse ondan alıyoruz...Memnun değiliz diyemem çünkü güzel ürünleri oluyor,hem de yakın...Fakat pazarın keyfi bambaşka...Amasra'da bile pazar yapıp öyle geliyorsam bu işi burada da halledelim dedim babana... Nilay ablanı yolcu edip anneannenle pazara götürdü baban bizi...
Bugün ne yaptım ne ettim seni Halk Eğitim Merkezi'ndeki "Evde Şamata"adlı tiyatro oyununa götürdüm... Nilay'la buluşana dek 45 dakikalık müzikli oyuna resmen bayıldın!!!
Oyunun konusu şu şekilde geçiyor intertte:(Sanırım benden daha iyi anlatır bu paragraf çünkü benim aklımda kalan sadece Bay Hoop:))
"Oyun,iki küçük çocuğun maceralarını konu alıyor. Eve girmek için
fırsat bekleyen Patpat ve Ketçap adlı iki hırsız, kendini görevine
adamış bekçi Amanvermez ve değer verdiğimiz şeylerin güvencesi Bay
Hooop’un da katıldığı ev içi şamata..."
Oyundan sonra yolda hep tiyatrodan bahsettin durdun...Hava da güzeldi,sokaktaki havuzların kenarlarında durup,konuşa konuşa yürüdük...
Çok özlemişsin... Ama yine de aldın elinden oyuncaklarını... Biz ne yapsak derken siz devam ettiniz güreşe,oyuna,koşmacaya... Akşamları alt alta üst üste... Gündüzleri pek bir şey yapamadık bu sefer... Yağmurluydu havalar,uyku saatleriniz tutmadı... Bir gün tam çıkmıştık ki Dilalarla,dönüşte Mir'le buluşurken yakalandık sular seller gibi yağmura... Sulara bata çıka en çok Mir tadını çıkarttı:)) Bir akşam anneannende bir araya geldik... Nilay ablan da gelmişti Zonguldak'tan... Sizin komik halleriniz hepimizi güldürdü... Ne çabuk büyüdünüz diye düşünmeden edemedik...
"Söz annecim,elimde tutıcam,sen gelince beraber boyıcaz!" Nerdeee... Ben geldiğimde kirpiklerinin dibi,kulaklarının arkasına kadar boyanmıştı! Halbuki yanaklarına yıldızlar yapıcaktıım:( Neyse böyle de değişik olmuş tabi:))
Bu güzel havayı kaçırmak olmaz...Attık kendimizi dışarı...Hemen parkımıza...
Sonra dedenler bizi aldılar Bahçecik'e gittik..Sen çok özlemişsin tabi...Hemen biberlerine koştun,büyüyenleri topladın..Bahçede koşturdun...Bir de kafana ip bağlattın,öyle daha güçlü oluyormuşsun:)) Babaannenle bir kaç budama işi de yaptıktan sonra döndük...
Ne iyi geldi temiz hava...Hem de güneşlisinden...
Okulunda küçük sembolik bir kutlama düzenlemişler....Aslında bu kadar küçük çocuklara bu tip gösteriler yaptırılmasından pek hoşlanmıyorum ama yine de çok şekerlerdi...Sen de sanıyorum benimle aynı fikirde olacaksın ki kesinlikle gösteriye katılmadın:))) Herşey beni,babanı,babaanneni ve dayını görmenle başladı...Birden anne eve gitmek istiyorum diye ağlamaklı oldun ve gösteriye katılmayı reddettin...Merak ediyorum acaba hiçbirimiz gelmeseydik de aynı şekilde mi davranacaktın?? Halbuki öğretmenin verdiği şiiri evde çok eğlenerek öğrenmiştin ve de çok hoşuna gitmişti...Ama o gün canın yapmak istemedi... Olsun ne yapalım...daha önünde bu tip gösterilere katılacak çook uzun zaman olacak...
İzmit'in en sevdiklerimden: Simit ve Piknik Hamburger İkisi de kendimi bildim bileli vardır:)) Sen de benim kadar seviyorsun öncelikle simit olayını... Sıra gelmişti seni Piknik Hamburger ile tanıştırmaya...O da dayının artık döndüğü güne kısmetmiş...Onun da canı çekmiş..Zaten İzmit'ten ne zaman bir süreliğine uzaklaşsak canımız hemen bunları çeker bunları özleriz... Afiyet olsun oğlum artık zararlı vs ne yapalım öyle güzeller ki!!!Arada bir yesek ne olur:)
Bugün dayının doğum günü! Bugün babaannenle dedenin 37.evlilik yıldönümleri! Ve bugüün senin okuldaki ilk günüüün!
Gitsen mi gitmesen mi nasıl olur durur musun ne yaparsın sorularından sonra...İşte bir gün anneannen geldi,evimizin hemen önündeki anaokuluna gittik.Baktık beğendik,drama dersleri de varmış,hem de anneannenden olur çıkan bir öğretmenden...Tamam dedik..İki gün sonra başlasın o zaman dediler onlar da...
Biraz ani oldu tabi aklımızda vardı ama...Hazırlıklar vs.İlk kez vesikalık fotoğraf çektirdin.Kameraya çekmediğim için çok pişmanım...Öyle komikti ki...Fotoğrafı çeken kollarını indir diyor sen yukarı kaldırıyorsun,gülümse diyor sen dişleri göstere göstere gülüyorsun...Kızla resmen dalga geçtin ama güzel poz çıktı neyse ki...
Ve sen sabah olunca nedense "gitmem ben neden anne "diye tutturdun...Sınıfta yapıştın boynuma önce.Beraberce oturduk sınıfta.Tabi beni gören ve annesini isteyenler başladı.Kısa süren bir kargaşadan sonra,ki her yaz başında dönem başlarken olurmuş,yeni başlayanlardan da dolayı...biraz biraz alışmaya başladın..Ama gözünü benden ayırmıyorsun...Ben kademe kademe çekildim ortalıktan...En son aşağıya iniyorum orada bekliyorum dedim.Kukla tiyatrosu heyecanıyla bişey demedin.Zaten sonra da beni bir kere sormuşsun.Öğle uykusuna yattığınızda da çıktım okuldan.Bir türlü eve gidemedim.Dolandım durdum.Eve gelince de bir hoş oldum.Ev boş geldi birden.Halbuki babaanneye anneanneye kalmaya da gidiyorsun ama bu başkaydı....Saatler geçmek bilmedi...
Boşuna heder etmişim kendimi:)Akşam eve gelmek istemedin.Yarın yine geleceksin diye diye zor çıkartık seni:)20 dk uyumuşsun,evde hiç yemediğin yeşil fasulyeyi yemişsin,son derece uyumluymuşsun...
Ertesi gün uçarak gittin okula.Öğremeninin elini tutup bana el salladın.Akşam almaya gelmemi de tembih ettin...Şimdi yine dört gözle bekliyorsun okul gününü...
Artık her Çarşamba-Perşembe 11:30-18:00 saatleri arasında sen okullu oldun!!!
Notlar: *Öğretmenin kırk yıllık okullu gibi olduğunu söyledi. *Faaliyet yapmaya alışık olduğun belliymiş.Elin yatkınmış. *Ufaktan itirazlara bile başlamışsın.Sınıftan alıp başını çıkmak,dişini fırçalamaya itiraz etmek gibi...Çok müdahele etmiyorlarmış ama zamanla alışır dedi... *İkinci günün sonunda uçan balon yapmışsınız onu verdiler.Hemen yapıp bozmuşsun,sonra herkesin elinde görünce benimki niye yok diye yeniden yapmışsın:)İlk okul faaliyetin baş köşeye astık tabi:=) *İkinci gün uyumamışsın,ağlama numarası yapmışsın,yatakta dinlenmişsin... *İlk gün sonunda ilk veli toplantıma da katıldım..Bir de üstüne sınıf annesi oldum:))Artık ne demekse yaşayıp göreceğiz:)))
Bu akşam yine üçümüz bir araya geldik... Bu akşam çok güzel bir iftar yaptık... Bu akşam 25 yaşında gibiydik,cafede oturduk,kalabalığa karıştık,kalabalık olduk Serap teyzenin kuzenleriyle...Onları da çok özlemişiz... Bu gece Mir ilk kez anneannesinde yatıya kaldı... Sen anneannenin misafiri oldun... Bu gece biz sahur yaptık,sabaha kadar oturduk... Bu akşam ve bu gece halana çook takıldık:) Kimbilir ne zaman yine böyle bir gece yaşanır bilemem...Hayat neler getirir...Artılarla eksilerle bir sonrakine inşallah yine .... Seviyorum sizi....
Halan çok alem...Bu hafta Ramazan için geldiklerinde sana bir örümcek adam kostümü de getirmiş....Gözlerindeki mutluluk görülmeye değerdi...Sürekli aynaya gidip kendine baktın durdun...Atladın zıpladın!O tuhaf hareketler ve seslerle tam çakma örümcek adamdın:)))
Bugün halanı,Mir'i,babaanneni ve dedeni Altınoluk'a uğurladık. 15 günlüğüne bir ev ayarlanmış bize...Biz de 5 günlüğüne onlara katılacağız...4 gün sonra:) Şimdi Bahçecik'deyiz.Seni suya bir atmak lazım:))
İşte anneannene yemeğe giderken ekmeğimizi almışız...Sana da küçük boy bir ekmek aldım onu kemiriyorsun..Gelen geçen soruyor "O ekmek sana biraz fazla büyük değil mi" diye...Olsun sen halinden memnunsun... Ve işte o kapı...Benim çocukluğumun,gençliğimin geçtiği o kapı...Nice güzel günlerde ve nice acı günlerimizde de hep o kapı var... O kapının eşiğinde evcilik oynardım eskiden..Bizim zamanımızda sokaklarda tek başımıza oynayabilirdik...Şimdi seni nasıl bırakabilirim hiç bilmiyorum...O kapı önünü ve de hatta tüm sokağı baştan sona süpürürdük arkadaşlarla...O kapıyı özledim beş sene boyunca Ankara'da okurken...O kapıdan gelin çıktım...O ağır kapı hep aklımda kaldı...O kapıdan çok sevdiğim dedecim çıktı gitti bize veda etti... İşte şimdi sen orda duruyorsun...Ne güzelsin...Hatıra olsun dedim çektim resmini..İyi de etmişim bak ne çok şey aklıma geldi şimdi... Akşam yemeğimizden sonra hep beraber çıktık o kapıdan...Anneannen ve dayın bizi eve götürdüler...Sen nasıl da mutlusun...Sokaklarda...