Babannenle dedeni havaalanından almaya gittik bu haftasonu...Aslında sıkılacağını düşünmüş biraz yan çizmiştim ama uyku saatine de denk geldiği için hadi gidelim dedim..Malum kaç zamandır İstanbul'a gidelim diye sayıklıyorsun... Ama gittiğimizde anladık ki sana göre İstanbul halanların evi...Kesinlikle kabul etmedin gittiğimiz yerin İstanbul olduğunu...Gidelim de gidelim diye tutturdun dönerken yol boyunca... Biz de bir Ortaköy yapıp öyle geçtik İzmit'e ama o da kesmedi pek seni,koca köprüyü görsen de İstanbul burası değil dedin...Söz yavrum halanlara gerçek İstanbul'a en kısa zamanda gideceğiz...Bu sefer olmadı babaannenlerin yol yorgunluğu vardı,Ortaköy'e de babanın ısrarları üzerine uğradık zaten...Bu arada senin ilk gidişindi oraya ama pek umursamadın:) Havaalanında sana uçakları da gösteremedim...Yani ne İstanbul'a geldiğini anladın ne havaalanına geldiğini...Bir yol macerası oldu senin için bu..Arabanın içinde yapmadığımız komiklik kalmadı zaten:)))
Öyle çok sevindin ki İstanbul'a gidişimize,toplu taşıma araçlarını kullanarak halanlara varışımızın 4 küsur saati bulmasına sesini bile çıkarmadın...Önce otobüs,sonra vapur,sonra minibüs ve sonunda eniştenin bizi yakın bir yerden alması...Gıkın çıkmadı!Ne İstanbul sevgisiymiş,ne kuzen,hala,enişte sevgisiymiş valla helal olsun sana oğluşum:)) Ha bir de Mir'in oyun odası sevdası var onu da yabana atmamak lazım:) Bu kadar sabretmeye sen tadını çıkardın herşeyin...
Mir'le oyunlar,ki özellikle "tıp" oyunu,sizin tıp diyince deliler gibi bağırmanız öncesinde sus pus beklemeniz:))) Babanla dedenin ertesi gün kahvaltıya katılması,yine yeniden maaile kahvaltı... Bahçede Can ile koşturmaca,bisiklete binmen ve pedalları çevirmenin verdiği zafer sarhoşluğu,şekil şekil pastel boyalar,annenin deliliği onları tek tek eritip kalıplara koyması ve bir çocuk gibi heyecanlanması..Pideban keyfi,sizin aç kediler gibi tatlıların önündeki duruşunuz,anneannenin yüzüğünü kaybetti sanıp tüm pideciyi aramamız...
İzmit'e dönüşte oyuncakçı keyfi,hiç oyuncak almamamızın bize verdiği gurur:)senin bunu pek takmaman,lego kataloğu ile feci mutlu olman:)Legoların çok fena pahalı olmaları,annemin benim eski legolarımı(ki dedecim almıştı..) bulması için içimden dua etmem:) İstanbul'un yine çok güzel olması.... ki her köprüden geçişte bunu düşünürüm,her trafik sıkıştığında ise tam tersini:))
Baban bizimle sadece iki gün kalabildi bu sefer...
O gittikten sonra kendime seni daha iyi kolaçan edebileceğim bir plaj buldum...Keşke o varken gitseymişiz..Ne güzel oynadın,ne kadar mutlu oldun burada...Küçük liman diyorlar adına biz eskiden buradan hiç denize girmezdik...Değişiyor herşey bu da değişmiş...Biz de uyduk ne yapalım...İyi de ettik...Neredeyse yüzmeyi bile öğrenecektin...Her günümüzü sabahtan akşama kadar burada geçirdik.İlk bir kaç gün su buz gibi olsa da sen hiç üşümedin...Hiç anne demedin...Kimseyle kavga etmedin...Karnın acıkınca yanıma geldin...Susadım dedin bir uğradın....Ben de hiç gitme,yapma,etme demedim...Ama Nilay'ın dediği gibi şahin gibiydim gözümü senden bir an ayırmadım.Ne olur ne olmaz:)
Amasra'da beni çook rahat ettirdiler anneannen,teyzemler...Biri aldı gezdirdi,biri yedirdi,diğeri aldı oynadı...Ya da hepimiz başında toplandık senin komikliklerine güldük...Ne şanslısın oğlum seni seven ne çok kişi var...Ama sen yine de pek kimseye sevdirmedin kendini...Rica minnet öptürmedin ki aşkolsun...Bu seneki favori çekinilen kişi Ali enişte oldu...Yat dedi yattın,uyu dedin uyudun...İtiraz yok,ses yok...İnan ki onun resmini odanın duvarına asacağım :)
Trambolin sevdalısı oldun çıktın...Zıplamanın keyfine vardın ama oğlum yer yok evde acaba Bahçecik'e mi alsak bir tane ne dersin:)))
Küçük bir Lunapark kurmuşlar bu sene...Sen de bende tadını çıkarttık:) Sen atlıkarınca ben gondol iyi oldu ...
Aysel teyzem bir akşam pizza partisi yaptı sağolsun.4 tepsi ye ye bitmez...Sen bayram ettin tabi en sevdiğin şey yedin yedin doymadın:) Yine hepberaber ne güzel bir akşamdı....
Nilay en sevdiğin insan...Aşağıya inip onu çağırman bu yazın unutulmayacaklarından...O bile özlemişdir şimdiden senin ona seslenmeni eminim...
Gönenç abin... hayranıyız...Yeni saç şekli olaydı..Sen bayıldın tabi...O gelince arada ağzın kulaklarında...Bir gün denizden o çıkarttı,temizledi,giydirdi...Ne şanslıyım:)
Nursel teyzem canım, yemedi geldi yedirdi sana...Televizyondaki fillerle muhabbet edip iki günlük öğünü birden yedirmiştir tahminen...Hele o balıklar yok mu elleriyle kızarttığı kokusu hala burnumda...
Pazar yaptın eni konu...Böğürtlenlere dut dedin yedin gıkın çıkmadan...Çok hoşuna gitti bu pazar olayı , benim de tabi ki...Yine topladım getirdim çıtır çıtır meyve sebzeyi...Herkese Amasra peyniri,Amasra biberi,Amasra kıyması vs.diye yediriyorum huyum kurusun:)))
Aydın enişte ve mickey olayları da unutulmazlar arasında...Seviyorsun sen onu çok biliyorum:)
Pamuk anneanneyi de unutmayalım tabi...Çok özen gösterdin eve girdiğimizde uyanmamasına..."Şşşş pamuk anneanne uyuyooo" diye bizi de uyararak:)
Hakkı dedemizin 2.yıldönümüydü..Mevlüt yaptık.Dualar okuduk.Sen de hocanın olduğu odada dualar eşliğinde misler gibi uyudun...
Her akşam bizimle gezmeye çıktın...Bol bol dondurma yedin...Çay bahçelerinde oturdun...Amasra turu yaptın...
Nitekim tatil sana tatil oldu...Ben ilk kez Amasra'dan denize girmeden ayrıldım...Ama sen sudan çıkmadın,balığın alasını yedin,aile saadetinin doruğuna ulaştın,eğlence desen eğlence sana,mis gibi hava,her gün başka çocuklarla arkadaşlık,hareket ve daha bir sürü güzel şey...Daha ne olsun!!! Güzel geçti senin için bu tatil çook güzel!!!
İzmit'e gelir gelmez soluğu sokaklarda aldık çünkü seni evde zaptetmek epeyce bir zorlaştı!!Altınoluk'daki özgürlükten sonra dört duvar arasında vakit geçirmeye başlamak beni bile birden sıktı...O yüzden sana hak veriyorum... Baktık Serap teyzen de bu hafta izinliymiş hemen buluşuldu...Önce bir gün cafe molası...Sevgili Barista cafemiz,bir günde tanıttın kendini!!! Bir oraya bir buraya....Bol kalorilisinden bol zararlısından bir waffle bile seni masaya oturtmaya yetmedi...Sen de aldın fotoğraf makinasını çektikçe çektin:)) Silemiyorum ben bu resimleri ,aslında öyle hoşuma gidiyor ki...Senin gözünden cafe molası:))
Ardından başka bir gün seni çook seveceğini düşündüğüm bir yere götürdü Serap teyzemiz...LUNAPAARK!!! Ceyda ve Ceylin de bize katılınca ekip tam oldu:)) Yaş grubumuz birbirine pek uymasa da iyi idare ettik..Önce hepimizin bir arada binebileceği her şeye bindik...Sonra Ceylin'in istediklerii....Sonra sana uygun olan bir taneee...Ki Ceylin ablan sağolsun burada sana eşlik etti,ki ona göre bu çook yavaştı....Veee bana uygun olanııı...Twsiter Coaster!!Burada da bana Ceyda eşlik etti...Serap teyzeniz de sizinle bekledi...Ve nasıl bir şeydir ki yanından bir saniye bile ayrılmadan,bir kere bile kalkmadan bizi beklediniz helal olsun size!! Lunapark olayına bayıldın tabi ki!İlk girdiğimizdeki yüz ifaden,herşeye bakışın,"Anne buyası çook güzeymiiiiş"diye bağırman,sürekli oynama modunda kıpır kıpır olman zaten gecenin hediyesiydi bana....Sevdiğine çook sevindim tatlım...Serap teyzen de artık gözünde bir numara son zamanlarda:))) Lunapark teyzen Seyap senin o artık :))) Gelelim bana:) Kimbilir kaç sene oldu gitmeyeli Lunapark'a ....Bir Twister Coaster yamulttu beni,yetti de artı:) Eskiden nasıl da hepsine bir gecede binermişim şaşırdım kaldım:) Yine de çok güzel ve de nostaljik bir geceydi:)) Tekrar teşekkürler Seyap teyzeeeee!!!
Hava mis gibi ... Deniz çook güzel... Yeşiliyle,mavisiyle,çakıl taşlarıyla biz çok beğendik buraları... Bu ilk olsun, son olmasın...her yaz gelelim istiyorum...Yine bu evi kiralayalım bir yaz,sonra küçük pansiyonlarda da kalalım,şu butik otelleri de bir deneyelim diyorum...Ne güzel olur! Hepi topu beş gün kaldık...Ama çook iyi geldi...Sen suya doydun,biz havaya denize...Tam çok sıcak oldu derken güzel uçuran rüzgarlar esti,deniz dalgalandı,biz buna da bayıldık...Babanla dalgalara çarpmaca oynadık...Siz Mir'le taşlarla oynadınız:))
Nahide halamız,Şirin dedemiz bizi hiç yalnız bırakmadılar,hem evlerinde ağırladılar,hem de sürekli bize birşeyler taşıdılar...İlk kez börülceyi halanın elinden tattım,o kadar önyargılı olmamam gerekirmiş ben bu yemeğe bayıldım!
Bizi Avcılar köyüne götürdüler...Kuşbakışı Altınoluk,tavuklar,horozlar...Hepimizi iyi vakit geçirdik...
Bir akşam Altınoluk çarşısına indik...Ne kalabalık adım atacak yer yok,oturacak yer yok...Ama uzun zamandır yediğimiz en güzel dondurmayı burada yedik...Siz yerlere oturdunuz biz çevrenize dizildik dondurmalarımızın tadını çıkarttık...
Rezan teyzenler de burdalar...Hande ablan,Esin ablan..Onları da o gece bir ziyaret ettik...Sen gider gitmez salıncakta uyuyakaldın...Biz sohbet ettik,Hande ablan saçlarını okşadı,sen iyice daldın gittin!
Bir gün akşam deden bizi önce Ayvalık'a götürdü...Oradan ver elini Cunda adası...Mükellef! bir yemek...Hiç yer kalmadı derken midemizde bir de sakızlı dondurma nasıl döndük eve bilemedik:)) Ama Cunda ve Ayvalık'ta aklımız kaldı çok beğendik...
Aksel abin geldi bir gün de...Onunla deniz girdin,cup cup yüzdün ki sanırsın kırk yıllık yüzücü...Anladım sen çok seviyorsun abileri:)
Büyük halamızı da untumadık...Bir akşam da Akçay'a gittik onu ziyarete...Yine bizi ihya etti yemek konusunda sağolsun...Aksel abinin minik oyuncakları ile oynadınız..Hele sen yavrum hiç oyuncak görmemiş:)) nasıl da severek oynadın onlarla:)) Canım canımmm:))
Hareketli deniz zamanları,geziler dışında evdeki günlerimiz sakin geçti diyeceğim ama hayıır:)) Siz Mir ile bu sene güreşmeye taktınız..Biz aklımızı size taktık...İyi hoş harikasınız hatta size o anlarda bayılıyoruz ama ellerin ayarı yok,taklaların dümeni yok!!Yüreğimiz ağzımızda başınızda bir nöbetçi siz koştunuz,biz koştuk!!Siz yuvarlandınız "Ulan" Allah" naralarıyla, biz gözümüz üzerinizde bakakaldık öylece:)))
Evde boş zamanlar yine oyun hamurları,yine kitaplar,minik arabalar,dondurma yemeler,çıplak koşturmacalarla doldu taştı...Biz bittik sizin enerjiniz hiç bitmedi...
Bu tatil bir babana yaradı:Su kuşu oldu çıktı başımıza... Bir sana yaradı: O bembeyaz tenin güzelleşti kafi alınan güneşle,azıcık yanaklarına renk geldi,deniz doydun hatta son iki günde girmedin bile doğru düzgün,sevdiklerinle birlikteydin,farklı bir ortamdaydın... Bir bana yaradı...? Koşmaca koşturmaca belki bir kaç gram vermişimdir,taşlar topladım tek tek seçe seçe,babanla halanı da kendime eş tutarak:)) Yıllar sonra Karadeniz'den başka bir deniz görmek de iyi geldi tabi ki:)
Şimdi sıra Amasra'da!! Beni bekleyen çamaşırlar,ütüler ve hazırlanması gereken valizler var:)Ama bu sefer kararlıyım bir valiz bir çanta olacak...Sen zaten kıyafet istemiyorsun ki küçük Tarzanım benim...Hadi bana kolay gelsin:))
Gece 12 de otobüsümüz kalktı...Güzel sakin bir yolculuktu...Sen hemen uyudun,molada kalktın sonra yine uyudun...Kalktığımızda sabah olmuştu ve gelmiştik bile...Aman ne mutluluk,ne tezahürat...Babaanneye,dedeye,halana ve Mir'e kavuşuyorsun ya....Keyfine diyecek yok... Halan,deden ve Mir bizi karşılamaya gelmişler...Mir'le kavuşmanız her zamanki gibi coşku dolu... Sahile yakın güzel bir evimiz var...Giriş katı,balkonunun dört bir yanı meyve ağaçlarıyla kaplı...İçimiz ferahladı,ohh be dünya varmış...Önce güzel bir kahvaltı sonra ver elini deniz...
Evet Hoşbulduk Altınoluk... Çok hoş bulduk biz buraları :))
Nihan ve Ahmet 'in nikahından sonra bir Sushico yapalım dedik.Çok severiz,sen de sev isterim...Nitekim sevdin de...Çoğunlukla eniştenin etlerinin yarısını yemiş olsan da zencefilli çıtır tavuğa da burun kıvırmadın hani... Neden bunları yazıyorum,yediğimiz içtiğimiz bize kalsın ama bu yemekte sen ilk kez chopstick kullandın...Bir de size çocuk versiyonunu verdiklerinden bu yemek çubukları ile yemek yemek senin için çook eğlenceli bir oyun oldu..Hatta çatal istemedin ve yemeğini sonuna kadar bunlarla tamamladın... Tamamdır,el-göz koordinasyon 10 puan oğlum sana:)))
Anne düğün mü var? Hayır oğlum nişan bu sonra düğün olacak. Hah tamam anladım!
Anladın mı gerçekten, nişanı sana nasıl anlatmalı:)) Ama yine de hoşuna gitti mekan.Düğün gibi süslü masalar..Çok güzel bir organizasyon,güzel yemekler,harika bir pasta...Bir gelin gibi güzel Zeynep ablan...Müzik,yeşillik.İzmit'te burnumuzun dibinde böyle güzel yerler varmış hiç görmemişiz.Kırkpınar...Çok beğendik buraları çok...Bahçecik gibi havası güzel olmasa da yeşillikler her türlü kurtarıyor durumu... Gitmemize bir saat kala sen bir de o yosunlu derenin içine düşmeseydin daha iyi olacaktı!!Neyse ki su derin değilmiş.Ama yanımızda yedek pantolon ayakkabı olmayınca sen geceyi külotla ve çıplak ayakla bitirmek zorunda kaldın:)) Çok güldük ama öncesinde çok korktuk tabi:)) Bir de olan benim canım ayakkabıma oldu.Baban telefon edince Ada dereye düştü diye öyle bir koşmuşum ki ayakkabı topuğum tamir edilmez bir şekilde kırıldı:)) Neyse bize geçmiş olsun,Zeynep ve Ömer'e mutluluklar olsun...İkisi de çok genç çok güzel bir ömür boyu mutlu olsunlar!!
Epeydir gitmemiştik halanlara...Önce İkea,Meydan'da biraz koşturmaca,babaannenle mini trene binmece,sonra ver elini Zekeriyaköy...Ne iyi oldu...Sen çok özlemişsin Mir'i,Can'ı,halanları,bahçeyi,oyun odasını...Çok iyi vakit geçirdin.Mir ile bahçede gönlünüzce oynadınız.Oyuncakların hangisini eline alacağını şaşırdın:) Terastaki oyuncak atın üzerine gidip gelip bindin...Pazar günü keyifli bir kahvaltı,bol bol oyun,uyku ve sonrasında Sarıyer'de balık ziyafetinden sonra İzmit'e döndüğümüzde gece 11 olmuştu... Renkler,deniz,ağaçlar,çiçekler ve canım İstanbul...En kısa zamanda yine gitmeliyiz:))