Doğumgünü partisinden sonraki bir kaç gün halan ve Mir bizde kaldılar... Sabahın erken saatlerinden akşamın bir vaktine kadar bol bol oynadınız... Hem kuzenini çok seviyorsun hem de onu bağırttırmak hoşuna gidiyor...Seni bir kaç kez muzurca gülümserken yakaladım:) Oyun mu zannediyorsun bilemedim...Çünkü Mir de gerçekten ağlamıyor,elinden alınan oyuncağa haklı olarak numara bir ağlama ile karşılık veriyor...Neyse sonuçta o an kızsam da şimdi düşünüyorum da çok komiksiniz:))) Bir gün evde durduk,oyuncak keyfi yaşadınız...bir gün parka gittik havanın son güzel günlerinde(sanıyorum son artık!) kumla oynadınız,bir el tavla attınız:) biraz parkta koşturdunuz...Sen başka çocuklara karşı kuzenini"O benim kardeşim!"diyerek korudun...Eve gelince halan ikinizi birlikte yıkadı:) Bir gün Mir saçlarını kestirmeye gitti sen evde onu aradın durdun...Bir akşam yatakta deli gibi zıpladınız,ben yoruldum bittim siz hiiç yorulmadınız:) Ve sonunda halanları yolcu etme günümüz geldii....Onlar otobüse bindiği anda başladın sen ağlamaya...Ama ne ağlama...Artık otobüs hareket etmeden ayrılmak zorunda kaldık...Eve gidene kadar kah kucağımda,kah yürürken sürekli ,bağıra bağıra ağladın....En çok kullandığın cümle de " Ben İstanbul'a gitmek istiyoruuum!"oldu.... Eve girdiğinde hala susmamıştın:)
Başladı park günlerimiz...Çünkü anneannenin seminerleri de başladı...Okuldan sonra parkta buluşmalar,Rezoş teyzenin sakızları,Nazike teyzenin bize katılmaları,senin elinde bir sopa koşturmacaların,kumda oynamaların,atıştırmaların,benim koşa koşa eve gidip yemeği hazırlamalarım,hazırsa rahat rahat oturmalarım,parktan sonra banyo fasılların başladı ...Demek sonbahar geliyor...
Amasra'ya gidiyoruz!!! Bütün teyzeler,büyük anneanne,küçük anneanne,Gönenç abin,Nilay ablan,enişteler herkes orada... Yine bir yaz buluşması... Tekrar toplanmaya,yola çıkmaya üşenirken ben bugün birden heyecanlandım:)) Yaşasın!!!
Altınoluk 'ta son kalanlar da geldi:) Sordum sana en çok kimi özledin diye... "Hepsini anne hepsini çook özledim...Mir'i,babaannemi,dedemi,halamıı..." Peki önce hangisini öpeceksin dedim bir de... "Mir'i annecim...Sonra dedemi,babaannemii,halamııı,hepsini anne hepsiniii"
Tuhaf sesler çıkartarak,hakkını vererek güreşebildiğin tek kişiye sonunda kavuştun.... Ben de "Anne dayim bize gelsin mi?" "Anne dayim bize ne zaman deycek?" sorularından kurtulmuş oldum... Önce evde hasret gidermece,sonra sokaklara düşmece... Bir geldiniz ki elinizde bir fanus... Fanusta bir balık...Aman Allahım iki balık!! Neyse senin gülen gözlerine bakınca hadi bakalım dedim bakabilecekmiyiz orası meçhul... İsimleri de kondu: Mehmet ile Ahmet... Biz hiç karışmadık bu isimler tamamen sana ait.Zaten Mehmet ismini nedense çok seviyorsun.Herşeyin adı Mehmet, bazen senin bile:)
**Üzücü not: Mehmet ile Ahmet sizlere ömür...Ben biliyordum zaten bakamayacağımı...İnternetten de baktım bu fanus içinde balık beslemek çok kötü bir şeymiş.Balıklara tam bir eziyet diyor profesyoneller...Bakınız: Fanusta Balık Beslenmez! Neyse oldu bir kere olmaz bir daha derken ,geçen akşam bize gelen Sezin teyzenler de onların evindeki akvaryumu beğendiğini bildiklerinden, bir fanusta balık da onlar almış!!! Şimdi diyeceğime ise ben bile inanamıyorum: Hasan da sizlere ömür.... Ya bir şey oldu bunlara toptan ya da ben gerçekten bir yerde büyük bir hata yaptım.... Sen çok anlamadın,üzülmedin gibi bilemiyorum çok da deşmek istemiyorum ama ben çook üzüldüm!!! Siz babanla Sekapark'a gidip balığını denize bile attınız,sen "üzülmedim anne o denizde yüzüyor şimdi" desen de bilmiyorum hiç birini göremeyince yerinde bakalım ne diyeceksin....
Sağlık olsun...Bir yıl daha geçti gitti:) Mutluluk olsun,huzur olsun.... Bu gün için mutluluk neydi peki? Hiç susmayan telefonum...Unutmayıp kutlayan canım dostlarım,sevdiklerim,cümbür cemaat şarkılarla söylenen iyi ki doğdun şarkısı,Amasra'dan Altınoluk'tan.... Mesajlar...Telefonuma gelen ve de anlamsızca bağımlısı olduğum Facebook'a düşen:) Hele bir tanesi bitanecik kardeşimden gelen gözlerimi yaşlandıran.... Oğlumun binbir şekilde babasıyla org eşliğinde söylediği İyi ki Doğdun Anneeee şarkısı:)) Ve elinde kırmızı beyaz karanfillerle gelen bir dost ile yapılan kahvaltıydı bugün benim için mutluluk.... Biraz da ağlamak lazım tabi...Bir yıl daha geçti gitti diye:))
Canım dedemin çatısı... Ati deden orayı yine eski güzel günlerine kavuşturmuş...Bütün saksıları elden geçirmiş...Sepetleri,kullanılmayan güveçleri boyamış içine çiçekler ekmiş...Çiçeklere uyuduruktan ama eğlencelisinden minik bir fıskiye yapmış....Kozalaklar asmış... Bir tarafta benim küçüklük resimlerim diğer tarafta elinde kürek kumla oynayan sen...Ne hüzünlü ama bir o kadar da güzel bir akşamüstüydü.... **Dedecim seni çok özledim.
Diyor ki: Evde çorapları toplarken anlamış evli olduğunu:)) Canım benim daha niceleri toplanacaak..Sonra çoluk çocuk gelecek onunkiler toplanacaak...Eee evli demek derli toplu olmak demek bir nevi:))
Gözlerinin içi gülüyordu nikahta...Heyecan,mutluluk hepsi bir arada...Duygulandık çok dayanamayız böyle şeylere...
Sen yine her zamanki gibi gelin ve daamak:) merakıyla ordan oraya ben yapma etme oğlum derken Mir de gelince tam oldu hani!İki deli fişek bir yerde durur mu:)) Sonra kokteyl salonunda baban koştu durdu peşinden...Ne olacak senin bu enerjik halin hiç bilmiyorum...
Velhasıl onlar erdi muradına...Bir ömür boyu mutlu olurlar inşallah...Gözlerinin içi hep öyle güler...
Tatil öncesi bizimkiler bir araya geldi.Babannen anneanneni Bahçecik'e davet etti.Babaannen yine neler neler yapmıştı.Güzel akşam yemeği,güzel sohbet saatin farkına bile varmamışız.Sen yine dönüş yolunda uyuyakaldın...
Anneannen Amasra'ya gitmeden bir gece onlarda kaldın.Planlanmış bir durum olmadığından üstünde başında bir şey yok.Oraya da kıyafet bırakmamışız.Anneannen sana dayının küçüklük kıyafetlerinden birşeyler uydurmuş ama halin çok komikmiş:)) Ertesi gün çatıda gönlünce oynamışsın.Çiçekler sulanmış,yenileri dikilmiş,topraklarla oynamışsın,kafanda bir kovboy şapkası sulara girmişsin...Sen bu çatıyı çook sevmişsin....Gittiğimde daha yeni uyanmıştın...Bana hevesle yaptıklarını anlattın.Özlemişiz birbirimizi... Dayını,dedeni,anneanneni çok güldürmüşsün.Uyku vakti geldiğinde "gece uyuduk ya anneanne !!" diyerek günün sözünü patlatmışsın:)) Artık bir sonraki çatı maceran Eylül ayına kaldı.Anneannen ve dayın Amasra'ya gidiyorlar..Ağustos'ta bize de Amasra yolları gözüktü...Bir önce gitsek çok özledim oraları..