BubbleShare: Share photos - Play some Online Games. İşte anneannene yemeğe giderken ekmeğimizi almışız...Sana da küçük boy bir ekmek aldım onu kemiriyorsun..Gelen geçen soruyor "O ekmek sana biraz fazla büyük değil mi" diye...Olsun sen halinden memnunsun... Ve işte o kapı...Benim çocukluğumun,gençliğimin geçtiği o kapı...Nice güzel günlerde ve nice acı günlerimizde de hep o kapı var... O kapının eşiğinde evcilik oynardım eskiden..Bizim zamanımızda sokaklarda tek başımıza oynayabilirdik...Şimdi seni nasıl bırakabilirim hiç bilmiyorum...O kapı önünü ve de hatta tüm sokağı baştan sona süpürürdük arkadaşlarla...O kapıyı özledim beş sene boyunca Ankara'da okurken...O kapıdan gelin çıktım...O ağır kapı hep aklımda kaldı...O kapıdan çok sevdiğim dedecim çıktı gitti bize veda etti... İşte şimdi sen orda duruyorsun...Ne güzelsin...Hatıra olsun dedim çektim resmini..İyi de etmişim bak ne çok şey aklıma geldi şimdi... Akşam yemeğimizden sonra hep beraber çıktık o kapıdan...Anneannen ve dayın bizi eve götürdüler...Sen nasıl da mutlusun...Sokaklarda...
Büyük halamızın torunu Sellin ablan ile tanıştın.Ve tüm akşam boyunca hiç peşinden ayrılmadın:) Selin ablanlar Norveç'te yaşıyorlar.Azıcık bildiği Türkçesi ile sağolsun o da seni iyi idare etti.Sen de tüm bilmiş tavırlarınla ona bir kaç kelime öğrettin:)) Ömer abinin dediği gibi Selin birkaç günü seninle geçirseydi kesin Türkçe işini hallederdi:))
32 aylık olmuşken,kuzen Nilay'ın mezuniyeti için İstanbul'a gittiğimizde ilk kez vapura da binmiş oldun böylece...Doğduğundan bu yana İstanbul ziyaretleri hep araba ile yapıldığından bu zevki tatmak nasip olmamıştı sana...Vapurları ilk gördüğündeki sevinç çığlıkların ise görülmeye değerdi... Sanıyorum bundan böyle ne zaman bir vapur görecek olsan"Anne bineyim miiiiii?" diye soracaksın :))
**Nilay ablan da artık bilgisayar mühendisi oldu bu gün itibarıyle...Törenine hep beraber katıldık.O kalabalıkta,hareketlerin tümden kısıtlanmış bir şekilde bir kaç saat boyunca durduğun için teşekkür ediyorum oğluşum.Zaten tören sona ermeden senin de pilin bitmiş anneannenin kucağında uyuyordun.En güzel bölümünü kaçırdın ama...Keplerin havaya atıldığı,konfetilerin büyük borulardan oluk oluk aktığı o güzel anı kaçırdın... Canın sağolsun ben sana evde bilgisayardan seyrettiririm:))
Daha dün gibi doğduğu gün...Ne çabuk 1 yıl geçti...Minik prenses bir kaç gün önce yürüyerek karşıladı yaşını..Hem de bir mangal partisinde:)) Serap teyzenle halanları Üsküdar'dan alıp hiç bitmeyecek gibi gelen bir yol ile ulaştık doğumgünü mekanına...Masalar kuruldu,süsler asıldı,örtüler serilip balonlar hazırlandı....Biz seninle bir gün öncesinden hazırladığımız süslü 1 yaş kurabiyelerini masaya yerleştirdik... Anne-baba ve kız beyazlar içinde,bir güzel ağacın gölgesinde Duru'nun 1.yaş gününü kutladık... Günün tadını en çok sen,Mir ve Duru çıkardınız...Keyfiniz tamdı yani...Yedik içtik güldük eğlendik...Mir ve seni oyalamak için bir çok kere tekrar edilen iyi ki doğdun şarkısı,çimler üstüne bir kap su,bir futbol maçı,bol bol kurabiye ve pasta,masa üstünde kültablasına koyulmuş suyun içinde yüzen oyuncak balıklar:)) kullandık.... Atlara baktınız,ördek yavrularının peşinde koştunuz...Biz yorulduk siz yorulmadınız...Özellikle de sen!Dönüş için arabaya bindiğimizde hala sesin çıkıyordu:)) Velhasıl güzel oldu,çok güzel oldu...Birlikteydik çoluk çocuk derler ya:) Ne güzel her doğumgününde çoğalarak biraraya geliriz inşallah...:) Durucum nice sağlıklı mutlu yaşların olsun!!!
Dayına mı çektin bilemiyorum:))) Fotoğraf çekemez oldum yanında!Elimden kaptığın gibi başlıyorsun çat çat çekmeye...Eğer ortalıkta unutulduysa sessizce alınıyor,açılıyor ve yine çat çat çat... İyi ki dijital makinalar var yoksa gitmişti canım filmler!!!
BubbleShare: Share photos - Easy Photo Sharing Arda bebek doğdu,kaç aylık oldu biz gidememiştik bir türlü...Arkadaşın Eda abla olmuştu tebrik edememiştik..Bu sefer arayı çook açmıştık... Ne iyi oldu yine Anıl Hande teyzen,Esra teyzen ve ben bir araya geldik...Konu tabi ki doğum,iki çocuklu bir yaşam ve hızla büyüyen sizler oldu... Siz koca bahçede bir o tarafa bir bu tarafa koştururken,Yasemin anneanne de peşinizde dolaşırken biz ancak bu kadarını toparlayabilmişiz...Saatin farkına varmadan... Arda bebek ise geldiğimizde uyuyordu biz tam kalktık uyandı..O minik leblebi ayaklarından öpme fırsatımız oldu.Öyle tatlı öyle güzel maşallah..Aklımız kaldı yine gideceğiz:)
Artık ensende kızarıklıklar oluşmaya başlamıştı..Ve o çok sevdiğim saçlarına veda etmek zorunda kaldım....Nedense çok üzüldüm bu sefer...Sanki o şirinlik gitti daha bir çocuk bir AdaM geldi yerine...Ne yapalım...Bu yaz böyle ...Ama bir daha bu kadar kısa kestirmek yok kesin karar verdim...
2008 den bu yana ha başladı ha bitecek bekliyoruz:)) Çok komik ama ...bu bitsin 3 yaş sendromları da vardır kesin:))) Eh ne yapalım başa gelen çekilir!!! Benim asabiyet şeker oğlum!!!Seni çook seviyorum!!!